.:

30 Kasım 2009 Pazartesi

kızlara bereler








Yine, yeniden kız bereleri. Çeşit çeşit yapıyorum. Bunları yapalı oldu epey ama yeni ekleyebildim. Bu sıra örgü işini abarttım sanırım. Elimdeki iş bitince "şimdi napsam" diyen bir tip haline geldim evde. Mutlu çocukların bunlar da. En kısa sürede gidecekler artık.


29 Kasım 2009 Pazar

bir bayram böyle geçti

Hepinizin geçmiş bayramı kutlu olsun. Ben bayramı bitirip nihayet eve döndüm. Bizim bir bayramımız böyle geçti işte. Yukarıda benim taraftan yeğenler var. Annemin toplam 7 torunu var. Bayram sabahları hepimiz annemde kahvaltı yaparız mutlaka. Tabi yedi çocuğun olduğu ortam tam bir curcuna oluyor. Onları bir karede doğru dürüst çekmekse neredeyse imkansız gibi...
Deniz Arif'in fotoğrafının çekilmemesi için uğraşıyor...

Annemlerden sonraki durağımız Urla. Ahmet dedemizi ve halalarımızı ziyaret ediyoruz. Hava çok güzel olunca sahilde yürüyüş yaptık, çocuklar parkta oynadılar.












Üçüncü gün ise çocuk tiyatrosuna gittik. Devlet Tiyatroları oyunu "Sakarca"ya bilet almıştık önceden. Çok zevkli bir oyunmuş. Çocuklara haksızlığa karşı susmamaları gerektiğini anlatan bir oyun. Aslında bu oyunu kimi büyükler de izlemeli ya bence.
Son gün de bahçeyle uğraşacağız. İyi bir çapa istiyor bahçe. Havalar güzelken biraz el atalım dedik. Sevgiyle kalın.




24 Kasım 2009 Salı

öğretmenler gününüz kutlu olsun

Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Bizim öğretmenlerimizden bir kaçı....

Emine abla, oğullarımın halası..
Feramus dayı...

Halil abi (Çiğdemli köyünde nohut topluyorlar)


23 Kasım 2009 Pazartesi

erkek bereleri

Mutlu çocuklar için yaptığım berelere yenileri katıldı. Aslında bayrama yetiştireyim demiştim ama araya başka hediyeler de girdi kaldı. Şimdilik 22 parça oldular. Sanırım yılbaşına yola çıkarlar

22 Kasım 2009 Pazar

öğrentmenler günü-3

Bu da yine öğretmenler günü hediyesi. Deniz ana sınıfında. Malum ana sınıflarında bir de yardımcı bayanlar oluyor. Çocukların her işleriyle ilgileniyorlar. Öğretmen olmasalarda çocukların üstündeki emekleri bence azımsanacak gibi değil. Bu boyunluğu da teyzemiz için yaptım.
Bu hediye de çok kararsız kaldım. Genelde sade şeyler giyinen takı, fular kullanmayan bir hanım. Sonunda bu örnekte karar kıldım. Bakalım beğenecek mi?


Boyunluğun çiçeğini her zaman yaptıklarım gibi yaptım. Mor mor içinde boğulmasın diye çiçeği birleştirdikten sonra resimde görüldüğü gibi bir sıralık zincir çekerek çiçek yaprakları ördüm, diktim.

Örnek haroşa. 21 ilmekten yaptım ben. Eski paspaslar olurdu hani onların mantığı gibi yapılıyor. 2 sıra ördükten sonra 2'şer ilmek bırakarak devam ediliyor. 2 ilmek kalınca tümü yeniden örülüyor. 2 dilim bir tarafta, 2 dilim diyr tarafta ilmek bırakarak bu model ortaya çıktı. Açıkcası ilk kez yaptım böyle birşey ama hoşuma gitti görüntüsü. (haroşa örmeyi sevmem) üşenmezsem kendime atkı öreyim bundan diyorum.






21 Kasım 2009 Cumartesi

çiçek yapımı

Göz kararı çektiğim zincirin üstüne bu şekilde kafesler yapıyorum. Çiçek büyük olsun isterseniz zinciri arttırırsınız. İpin kaılınlığına göre de sayı deyişiyor çünkü

Kafeslerin içini bu şekilde dolduruyorum. Direklerin üstüne sıkiğne gelecek şekilde ikili ve üçlü trayzan yaparak bombelik veriyorum. Bazı çiçeklerde bir yaprağı iki kafes boşluğu doldurcak şekilde geniş çalıştım.

Sonra da iğne ile dike dike kıvırıyorum. Kıvırma işlemini düz yüzü yukarı bakacak şekilde ya da alta dönük şekilde yapmanıza göre çiçeğin şekli deyişiyor.
Berelere ve fularlara yaptığım çiçeğin yapılışı bu şekilde oluyor. Umarım anlatabilmişimdir


20 Kasım 2009 Cuma

öğretmenler günü-2


Bu da diğer öğretmenimiz için ördüğüm fular. Göz kararı zincir çektim. kenarlarından üçlü trabzan geçtim. Son sıraya ise sıkiğne. Sıkiğnelerin arasına belli aralıklarla zincir çekerek pütürlük verdim
Çiçeğini ise yine göz kararı zincir çekerek başladım. Üstüne kafes yaptım, onun üstüne de bombelik vererek trabzanlar ördüm. Gülü tersten diktim böyle bir görüntü çıktı ortaya.

19 Kasım 2009 Perşembe

c vitamini almayı unutmayın


Hem soğuklar hem grip korkusu çoğumuzu doğal vitaminlere yöneltti sanırım. Benim en sevdiğim meyvelerdir greyfurt, mandalina, portakal... (tatlı meyveden çok mayhoş meyveler tercihimdir) Çocuklarda çok olmasa da yiyorlar. Yakarıdaki de bizim portakal ağacımız. Bakmayın meyvelerinin az olduğuna. Biz bu evi aldığımızda 2 tane vermişti ve kuru kuru birşeydi. Yıllar içinde epey toparladı.
Aşağıda da son domateslerimiz. Kendi kendine çıktılar. Bahçenin çeşitli yerlerindeki fidanlardan epey domates yedik hala da yiyoruz.




http://mayrininrenkleri.blogspot.com/ bana Arkadaşlık Ödülü göndermiş.

Blog dünyasında takip edilmek güzel şey. Hayriye'ye teşekkür ederim beni listesine aldığı için. Bir de kuralı varmış bu ödülün. Ödülü 10 kişiye vermek;

celebi74
gönüldenele
Akasya Kokusu
zarifçe
baharın elleri
Mutfakta Zen
dilevser
kriizantemce
neşeli günler
eylül bahçesi


(Bazı arkadaşlarımız ödül, mim gibi şeylerden hoşlanmıyorlar. O yüzden dileyenler kullansın bloğunda . Sevgilerimle)

18 Kasım 2009 Çarşamba

kravattan yılana


10 marifette'te bir arkadaşımızın gönderdiği yazıda gördüm bu yılanı. Benim çocuklar yılan hastası olduğu için ben de yaptım. Devrim'in en çirkin(bence neden almışsak bu deseni) kravatını seçip yaptım. Çocuklar bayıldılar. Aslında hemencecik iki tane yapacaktım ama tüm kravatı söküp (dikiliymiş mecbur kaldım) doldurup yeniden dikmek abartısız 1 saatimi aldı. "paylaşmak güzeldir" moduna girdim bir anda. Yılanımız 128 santim...

17 Kasım 2009 Salı

öğretmenler günü-1





Malum öğretmenler günü kapıda. Ben de oğullarımın öğretmenlerine el emeği birşeyler yapayım dedim. Yabancı sitelerde çokça görülen bu model hoş olur gibi geldi.

16 Kasım 2009 Pazartesi

dalları bastı kuşlar









Duvarlarına yaptığım boyamalar çocukların çok hoşuna gitti ama Deniz'in ilk tepkisi "kuşlar nerde?" olmuştu. Ben de hadi bakalım dedim bir de kuş yaptım dalla. Hoş beyfendi bu kezde "çok olmuş bu kuşlar" dedi ama neyse...Çocukları mutlu etmek çok zor.

15 Kasım 2009 Pazar

bir mim arası...

Aslında mim yanıtlamak bana zor gelmiştir. Ama sorular güzel arkadaş Bahar'dan gelince es geçmek istemedim.....



1) BLOĞUNA NEDEN BU İSMİ VERDİN?
(tabiki benim için) Dünyanın en yakışıklı, en güzel, en tatlı ve tabiki en eşşek iki şeyin adı Ada ve Deniz.

2) BLOĞU YAZARKEN ATTIĞIM STAR TİRİBİM.
Yok öyle birşey...


3)EN SON ALDIĞIN GARİP ŞEY
Aslında garip değil ama bir fritöze 350 tl vermek benim için olmaz birşey. Çocuklar sevince ve Deniz'in ana sınıfı menüsü için gerekince Tefal'e küçük bir ziyaret yaptım geçenlerde...


4) ŞEKER GİBİ OLDUĞUN ANLAR
Çocuklarımla birlikteyken sanırım. Doğada, açık havada gezinmek de beni çok rahatlatır.


5) ARKADAŞIM SORMAYIN DEDİĞİNİZ ŞEY
Aklıma gelmedi hiçbir soru

6) AYNAYA BAKINCA GÖRDÜĞÜM
Değişir. Bazen çok hoş güzel bir bayan, bazen yorgun, bazen mutsuz...

7) KENDİNİ OKUTAN BLOG
Genelde örgü ve yemek siteleri. Çocuklara deyişik hamurişleri denemesini seviyorum.


8)BU BLOG SAHİBESİ NERELERDE GÖRÜNÜR
Çocukların okulu ve ev arasındaki 2 dakikalık mesafe en çok katettiğim yol şu sıralar. Ama Deniz'de okullu olduğu için sabahları onları bırakınca 1-1.5 saat yürürüm genelde. Hep aynı güzergah olmasın diye bazen bilmediğim sokaklara da dalarım.

14 Kasım 2009 Cumartesi

artık yün yeleği



Berelerden bir ara olsun bu da artık yünlerle ördüğüm yelek. Aslında huyum deyildir yelek giymek ama yaşlanıyorum sanırım. Annem diye diye ördürdü en sonunda bana da.

13 Kasım 2009 Cuma

kız beresi-2


Kız çocukları için yaptığım ikinci bere. Bunun altını lastik başladım sonra düz devam ettim. Çiçeğini de değişik birşeyler denedim.

12 Kasım 2009 Perşembe

kız çocuklarına bere

Bu da kız çocukları için yaptığım bere. Henüz yalnız. Araya birşeyler girdi kız beresi tek kaldı.
Beremin tanıtımını Deniz yaptı. Aşağıdaki fotoyu da kendi çekti.




11 Kasım 2009 Çarşamba

küçük beylere bereler



Bunlar da küçük beyler için bereler. Tamamen düz örgü. Bu yüzden alt tarafı kıvrılıyor bereye hoş bir hava katıyor. Üst tarafı sık olarak kesiliyor ve kalan 8 ilmek bir süre daha örülüyor. Diktikten sonra tepedeki fazlalık düğüm atılıyor.

10 Kasım 2009 Salı

Biz artık maymun ailesiyiz...




(ilham aldığım resim)
Deniz'in bir oyunu vardır. Her gün bir başka hayvan ailesi oluruz biz. Bir gün fil, bir gün yılan, bir gün köstebek...Dün okuldan gelip de duvarındaki maymun resmini görünce ilk dediği "anne biz artık maymun ailesiyiz" oldu. Yukarıdaki resme bakarak dalı yapmaya çalıştım. Maymun için resmi bilgisayar ekranında büyütüp, üstüne bir kağıt koyup kopya çekmeye başladım. Sonra da etrafını kestiğim maymun resmini duvara bantyalıp etrafından geçtim. Ayrıntıları da bakarak tamamlamaya çalıştım. Hemen altımda yatak olduğu için boya kabımı hep elimde tutmak zorunda kaldım, biraz zorlandım o yüzden. Hatta yapraklar için yeşil rengi hazırladığım kabı bir sakarlıkla düşürdüm. Allahtan fayanslara geldi de kolay temizledim etrafı.
Ada 'da Deniz okuldan gelince gözlerindeki o ışıltı ise görülmeye deyerdi. Çok sevdiler. Deniz ağaca kuş istedi.


9 Kasım 2009 Pazartesi

Çocukların odasına el attım....








Ada ve Deniz'in odasını renklendirmeye geldi sıra. Şu duvar resimleri çok hoşuma gidiyor. Ama birşey alıp yapıştırmak istemedim. Kendim boyayayım istiyordum. Yaptığım çeşitli boyama denemelerinden (saksı,masa,tepsi) sonra duvara el atma cesaretini topladım.
Çocukların odasında boş duvar yok. İki baza, bir dolap dolduruyor odayı. Ben de Ada'nın yatağı ile dolap arasından ağaç çıkmaya karar verdim. Ağaç tavana yakın epey büyük yani. Yapraklarını da ekledim hiç fena olmadı. Şimdi sıra Deniz'in duvarında...